HİPNOTERAPİ

Uzm. Dr. Muhsine Zeynep Yavuz

"HİPNOTERAPİ İLE BİLİNÇALTINIZIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ KEŞFE HAZIR MISINIZ?"

Hipnoterapiye Dair Herşey

HİPNOZ VE HİPNOTERAPİ

Trans hali olarak da bilinen hipnoz yunanca uyumak anlamına gelir. Yalnız hipnozun tam anlamıyla uyumak olmadığı bilinmelidir. Dışarıdan gözlemlendiğinde hipnoz yapılan kişinin keyifli bir uykudaymış gibi göründüğü söylenir. Bu sebeple hipnoz bir uyku mudur? Sorusu yıllardır akılları kurcalamıştır. İskoç Doktor James Braid yanlış yaptığı gözlem sonucunda Eski Yunanda uyku tanrısı olarak bilinen Hynosis’ten esinlenerek bu trans haline hipnoz ismini vermiştir. Bu olaydan kısa bir süre sonra Dr. Braid bu durumun uyku hali olmadığını fark ederek gerekli açıklamayı yapsa da hipnoz ismi kullanılmaya devam etmiştir. 

hipnoz-hipnoterapi

Hİpnoterapİ Nedİr?

Hipnoterapi, hipnoz sırasında uygulanan tedavi şekillerine verilen isimdir. Bir psikoterapi türü olan hipnoterapi bireyin trans haline geçmesi yahut değiştirilmiş farkındalık halinde olması şeklinde yorumlanır. Hipnoterapinin çok eski zamanlardan bu yana kullanılan bir tedavi türü olduğu bilinmektedir. Hipnoz ve hipnoterapi sıklıkla birbirlerinni yerine kullanılan iki kelime olsalar da farklı anlamlara gelirler. Tıpta hipnoterapi, hipnoz altındaki bireye uygulanan bir tedavi biçimidir. 

Kİmler Hİpnoterapİ YapabİLİr?

Gösteri amaçlı yapılan hipnoz pek çok ülkede yasaklanmıştır. Hipnoterapi yapacak olan kişiler mutlaka hipnoz ve hipnoterapi eğitimi almış kişiler olmalıdır. Bu yetki hekimler, diş hekimleri ve klinik psikologlara tanınmıştır. Hipnoz yapmak çok zor bir uygulama değildir. Ama hipnoz yaparak hastalık tedavi edebilmek yetenekten ziyade mesleki eğitim gerektirir. Ayrıca alınan eğitim sonrası uygulayıcılar hipnoterapiyi yalnızca uzmanlık alanlarında uygulamaları beklenir. Yasal olarak değerlendirildiğinde uzmanların hipnozu uzmanlık sınırları içinde kullanması gerektiği görülür. Örneğin bir diş hekimi panik bozukluk gibi ciddi bir rahatsızlığı hipnoz ile tedavi etme yetkisine sahip değildir. 

Hİpnoterapi Kİmlere Yapılır?

Hipnoterapi kimlere yapılır? Sorusuna cevap aramadan önce hipnotizabilite üzerine konuşulmalıdır. Hipnotizabilite hipnoza yatkınlık demektir. Herkesin hipnoza yatkınlığı aynı değildir. Bu da herkesin hipnoz olamayacağı anlamına gelir. Nüfusun genelinin yalnızca %10-15 ’lik kısmı hipnoza çok yatkındır. Böyle kişilere hipnoterapi uygulandığında verimli sonuç alındığı görülmüştür. Diğer taraftan %10-15 ’lik  kısım ise hipnoza dirençlidir. Kalan kısın ise hipnoza orta derecede yatkındır. Hipnoterapinin kullanıldığı alanlar ise şu şekildedir:

Ağrıyı ortadan kaldırmak 

Cerrahi işlem öncesi ve sonrası kaygıyı azaltmak 

İrritabl bağırsak sendromunu kontrol altına almak 

Obezite ile başa çıkmak 

Sigara ve alkol bağımlılığını ortadan kaldırmak 

Cinsel işlev bozukluklarının önüne geçmek 

Panik bozuklukları yenmek 

Kekemelik ve gece işemeleri gibi kişinin yaşam kalitesini minimuma çekecek kontrolsüz davranışların tedavisi 

Bağışıklık sistemi bozukluklarını gidermek 

Güzel bir gebelik süreci ve sağlıklı bir doğum başlangıcı için bilinçaltı temizliğini sağlamak 

Unutulmamalıdır ki, hipnoz uygulayan doktorun her hastaya özel tedavi sürecini şekillendirmesi mümkündür. Kimi hasta 6 seansta tedaviye cevap verirken kimi ise 8 saatte aynı sorunun üstesinden gelebilir. Kişilerin doktorun uyguladığı tedavi sürecini ve tedavide uygulanan yöntemleri başkalarıyla kıyaslaması doğru değildir. 

Hİpnoterapİ Nasıl Yapılır?

Hipnoterapi yapmaya karar veren uzmanın öncelikle uygulama yapılacak olan kişinin bu tedavi şekline yatkınlığına bakması gerekir. Hipnoterapi uygulamasının özellikle ciddi ruhsal bozukluğu yaşayan birine yapılması tavsiye edilmez. Hipnoterapi üç aşamada yapılır. 

Hipnoterapide transa girme: Bu esnada kişi hafif hipnoz ve derin hipnoz aşamalarını deneyimleyecektir. Kişi transa girdiğinde derin hipnoz aşamasına geçiş başlar. 

Hipnoterapide Telkin Aşaması:  Bu aşamada derin hipnoz başlamaktadır. Derin hipnoza giren kişi trans haline geçer ve kişinin bilinçaltı aktif hale gelir. Aktif bilinçaltı, tedaviyi mümkün kılan telkinlerin alınmasına müsaade eder. 

Hipnoterapide Transtan Çıkma Aşaması: Transtan çıkma aşamasında kişinin bilinç direnci getirilir ve gevşeme hali ortadan kalkar. Bu aşamadan sonra kişi günlük hayatına kaldığı yerden devam edebilir. 

Bağışıklık Sİstemİ ve Hİpnoterapİ

Bağışıklık sistemi bozuklukları ciddi sağlık sorunlarındandır. Yapılan araştırmalar doğrultusunda hipnozun bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dair sonuçlar elde edilmiştir. Stres altında bağışıklık sisteminin zayıfladığından yola çıkarak bu dönemleri takip altına alan Columbus, Ohio eyaletindeki araştırmacılar hipnozun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini savunmuşlardır. Klinik uygulama ve deneyimler sonucunda da hipnoterapi ile hastaların bağışıklık sistemlerinin regüle olduğu gözlemlenmiştir.

Hİpnoterapİ ve Anksİyete Bozukluğu

Anksiyete bozukluğu, kaygı bozukluğu ile aynı anlama gelen kişinin düşüncelerini kontrol edememe halidir. Kaygı sorunu yaşayan kişiler korkularının esiri olur ve doğru düşünemez hale gelirler. Kaygının bir problem haline gelmesi sıradan stres ve endişe durumunun 6 aydan uzun devam etmesiyle olur. Kişi normal yaşantısını etkileyen bu olumsuz süreci yönetemiyorsa mutlaka bir uzman desteği almalıdır. Stres ve anksiyete bozukluklarında hipnoz tedavisi yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ansiyete hipnoterapi ile tedavi edilmeye başlandığında asıl amaç buradaki psikolojk sorunu tespit ederek çare aramaktır. Hipnoterapi uygulayan uzman hastaya çözüm önerileri sunarak içinde bulunduğu olumsuz durumu kabul etmesi için ikna eder. Hipnoz esnasında kişinin kaygı bozukluğundan uzaklaşması normal şekilde tepkiler vermesini sağlar. Bu da tedavinin verimli olmasındaki en büyük etkendir. Pek çok psikolojik rahatsızlığın hipnoterapi ile en kısa sürede çözüme kavuştuğu söylenebilir. 

Hİpnoterapİ ve Sİgara

 Sigara bağımlılığı hem fiziksel hem psikolojik bağımlılıktır. Bilinçaltına yerleşen bu güçlü bağımlılığın kolay terkedilememesi ise psikolojik bağımlılığın güçlü olmasından kaynaklanır. Sigaraya karşı olan fiziksel bağımlılık ise ortalam 4 ay gibi bir sürede ortadan kalkabilmektedir.  Bağımlılığın tanımı oldukça ciddidir. Kişi bağımlı olduğu bir şeyi bıraktığında vücudu tepkiler verebilir. Bu tepkinin şiddeti kişiden kişiye değişecektir. Sigarayı bırakmayı hedefleyen kişiler öncelikle bunun bir bağımlılık olduğunu ve tedavi gerektirdiğini kabullenmelidir. Hipnoz yöntemiyle sigaradan kurtulanların sayısı oldukça fazladır. Hatta sigara bağımlılığından kurtulmanın Dünyadaki en etkili yollarından biri hipnoterapidir. Hipnoterapi seansı esnasında bilinçaltına inilerek kişiye telkinlerde bulunulur. Üstelik hipnoterapi ile sigara bağımlılığı sinirsiz, stressiz ve kolay bir şekilde son bulacaktır.

Hİpnoterapİ ve ObezİTe

Hipnoz ile zayıflamanın mümkün olduğu yıllardır gündemde olan bir konudur. Obezite ise çağın sık rastlanılan sağlık problemlerinden biridir. Obezite olan kişilerin aşırı beslenmek alışkanlıklarının yanı sıra bu durumu tetikleyen psikolojik, biyolojik ve genetik faktörlerinde etkisi olduğu da düşünülür. Uzman terapistler obezite bireylere yaklaşırken terapi süreci hakkında mutlaka bilgi vermelidir. Kişinin yemek yeme dürtüsü ağır bastığında, sağlıklı düşünemeyebilir. Uygulanan terapinin verimli olması için aileyle yapılan iş birliğinin önemi büyüktür. Zayıflamak için başvurulan pek çok tedavi yöntemi olsa da en etkililerinden birinin hipnoterapi olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan araştırmalarda hipnoza yatkınlıkla kilo vermenin arasında yakın bir ilişki olduğunu destekler niteliktedir. Hipnoterapiye başlayan bireylere verilen hipnotik telkinler yeme dürtüsüyle başa çıkmada ciddi bir şekilde yardımcıdır. Hipnoz esnasında hastanın durumuna ve uzmanın tedaviyi yönlendirmesine göre farklı telkinler verilmektedir. 

Stres Bozukluğu ve Hİpnoterapİ

Stres psikolojik ve bedensel pek çok rahatsızlığın hızlanmasındaki önemli bir etkendir. Stres yaşayan kişi bu durumun geçmeyeceğinden ciddi endişe duydukça stres yönetiminde de başarısız olur. 21 yüzyılın hastalığı kabul edilen stres herkesin her an karşılaşabileceği rahatsız edici bir problemdir. Stres durup dururken ortaya çıkan bir sonuç değildir. Psikolojik ve fizyolojik sıkıntılara karşı verilen bir tepkidir. Stres uzun süre kontrol altına alınmadığında vücut direncinin azalmasına ve hatta çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına da sebep olabilir. Bu yüzden stres tedavisi mümkün olduğunca ertelenmemelidir. 

Hipnoterapi ile stres tedavisi mümkündür müdür? Sorusuna karşın hipnoterapinin stres tedavisinde hızlı sonuç alınan bir yöntem olduğu söylenebilir. Stres aşama aşama ilerler. Hipnoterapi bu aşamaların her birinde verim alınan güvenilir bir yoldur. Hipnoterapinin stresle nasıl başa çıktığı şöyle ifade edilebilir. Tedaviye başlarken stresle beraber ortaya çıkan kaygının azalması üzerine çalışılır. Devamında strese sebep olan olayların yorumlanma biçiminin değişmesi sağlanır. Son olarak ise strese karşı nasıl dirençli olunur? Bu soru üzerine yoğunlaşılır ve kişinin çeşitli davranış kalıplarını öğrenmesine yardım edilir. Hipnoterapi uygulayan hekim ile stres problemi yaşayan kişi arasındaki iletişim oldukça önemlidir. Stres yönetimi tedavisinden verim alınmasında hipnoterapistin tutumu büyük rol oynar. 

Hİpnoterapİ ve Alkol Bağımlılığı

Önüne geçilmeyen istekler bağımlılık olarak adlandırılır ve bu sağlıklı bir durum değildir. Herhangi bir nesneye, kişiye veya maddeye karşı duyulan bu istek halinde ısrarcı bir tutum sergilenir. Sorunu yaşayan kişi bağımlılığı kabul etmedikçe bu hastalıklı halin çözüme kavuşturulması çok zordur. Alkol bağımlılığı her sınıftan insanın başına gelebilecek bir problemdir. Hipnoterapi ile alkol bağımlılığından kurtulan, tedaviye olumlu yanıt veren pek çok hasta vardır. Terapi seanslarında öncelikle alkol bağımlılığının sebebi belirlenir daha sonra bu öğrenilmiş davranış türü yok edilmeye çalışılır. 

Alkol bağımlılığı kişinin kendine hükmederek yenebileceği kadar kolay bir bozukluk değildir. Tedavi olmak isteyenler mutlaka profesyonel yardım almalıdır. Hipnoterapi ile alkol bağımlıları için izlenen yol bilinçaltına inerek kişinin alkole bakış açısını değiştirmesini sağlamaktır.

HİpnoTERAPİ İLE DOĞUM

Doğum her gebe için özel bir serüvendir. Her anne bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına almak ister ama kimi bu süreçte daha fazla kaygı yaşar. Sık sık anksiyete nöbetleri yaşayan bir kadın için doğum yapmak da endişe verici olabilir. Bu kaygıların azalması hatta son bulması için pek çok yöntem olsa da özellikle hipnoz kalıcı ve ikna edici bir tedavi şekli olmasıyla dikkat çekiyor. Doğum hormonların ciddi anlamda dengesizleştiği, farklı bir ruh halinin anne adayını sarıp sarmaladığı özel bir andır. Bu anı güzel hislerle hatırlamak ve unutulmak kılmak için hipnoz gibi bilinçaltındaki korkuyu kontrol altına alma yöntemi oldukça yerindedir. Hipnoz kimine göre gevşeme ve rahatlama olarak tanımlanır kimi de hoş bir rüya hissi gibi ifade eder. Fakat bilinç kaybı gibi bir durum söz konusu değildir. Hipnozla doğum tedavi gibi düşünülmemeli terapi tamamlayıcısı olarak akılda kalmalıdır. 

Halkın ağızdan ağıza yaydığı gereksiz söylentiler kadınların hayatında ciddi rol oynar. Psikoloji öyle derin bir alandır ki, insan ister istemez bazı düşüncelerini bir yerden sonra kontrol edemez haline gelir. Halkın uydurduğu efsanelere göre doğum hep ağrılı, bağırmalı, zahmetli, yorucu bir eylemdir. Panik olmadan doğum yapmak mümkün değildir! Asla böyle bir durum yok. Mantık olarak bakıldığında gebeliğin ve doğumun normal bir süreç olduğu, gelen doğum dalgalarının bebeğe kavuşulmasını desteklediği ortadadır. Fakat çevre baskıyı doğum dair önyargıların artmasını sağlamış ve kişi kaygılarını yönetemez olmuştur. Hipnozla doğum yapmak isteyen biri şunları bilmelidir. 

Hipnoz anında beden gevşeyecektir. 

Zihin onu çevreleyen korkulardan arınarak huzura kavuşacaktır. 

Zihnin rahatlaması kasların da gevşemesi demektir. 

Bebek annenin yaşadığı bu gevşeme haliyle çok daha rahat ilerleyecek ve annenin hafif kasılmaları bile işe yarayacaktır. 

Gebelik sürecinde başlayan hipnoz yöntemi annenin durumuna göre 8 ya da 10 seans olarak tamamlanır. Bu esnada gevşeme egzersizleri ve nefes eğitimi ile gebelik süreci desteklenir. 

Amelİyat Korkuları ve Hİpnoterapİ

Hipnoz uygulaması cerrahi işlem öncesi yapıldığında hastalarda stres bulgularının azaldığına dair tespitler vardır. Hipnozla kaygının ve endişenin azaldığı zaten biliniyor. Kişilerin kaygı halini hangi durumların tetikleyebileceği ise meçhuldür. Özellikle belli bir rahatsızlık gereği ameliyat olmak zorunda kalan ve daha önce hiç ameliyat olmamış kişilerde endişe sık rastlanır bir durumdur. Yapılan çalışmalar eşliğinde hipnoz yöntemi kullanılarak bazı cerrahi işlemler öncesinde ve sonrasında da hastada olumlu değişiklikler gözlemlenmiştir. Örneğin kalp cerrahisi öncesinde hastadaki şiddetli kaygı durumu ameliyat sonrasında da olumsuzluklara yol açabilmektedir. Ameliyat kesilerinde ciddi ağrı hisseden hastaların ağrı kesici ilaç kullanımına yöneldiği saptanmıştır. İlaçların çeşitli yan etkilerinin olmasından ötürü mümkün olduğunca az ilaç kullanılması gerektiğini savunan doktorlar hipnoz tekniğini deneyimlemişlerdir. Kalp ameliyatı öncesi uzmanlar eşliğinde denenen hipnoterapi tekniğinin işe yaradığı görülmüştür. 

İrrİtabl Bağırsak Sendromu ve Hİpnoterapİ

Beyini ve bağırsak birbiriyle çift yönlü bir bağlantıdadır. Stres, yalnızca geliştiği organı etkilemez. Zihindeki düşüncelerin oradan oraya uçuşması bağırsak gibi önemli bir organın da ciddi derecede etkilenmesine sebep olabilir. Tarih boyunca sindirim sistemi bozuklukları üzerinde hipnozun etkili olup olmayacağına dair uygulamalar yapılmıştır. Yıllar geçtikçe gelişen bilimde hipnoterapiyi çok başka bir boyuta taşıyabilmiş ve irritabl bağırsak sendromunun stres kaynaklarına inmeyi başarmıştır. Sebeplerin ortadan kaldırılmaya çalışılmasıyla hipnozun irritabl bağırsak sendromunu iyileştirici olduğu saptanmıştır. Bu hastalığa sahip kişilerin 6-8 seanslık hipnoterapiden sonra olumlu yönde ilerleme kaydettikleri gözlemlenmiştir. Hipnozla zihindeki olumsuz düşüncelere müdahale etmek yaşam kalitesini yükseltir. Beyin bağırsak dengesini olumsuz düşünceler etkilemektedir. Bu düşüncelerin hipnoterapi ile gerilemesi sağlanarak irritabl bağırsak sendromu tedavisine yardımcı olunur. 

Cİnsel Problemler ve HİpnoTERAPİ

Cinsel fonksiyon bozuklukları sık karşılaşılan rahatsızlıklardandır.  Bu sorunu yaşayan kişinin hayatında ciddi kopukluklara sebep olabilir. İçinde bulunduğumuz toplum cinsel konulara karşı önyargılı bir bakış açısına sahiptir. Bu sebeple cinsellik ile ilgili yaşanılan aksamalar kişide daha fazla kaygının ortaya çıkmasına sebep olarak çözüme ulaşılmasından alıkoyar.  Hipnoterapi esnasında uygulanan hipnoz asla hastanın onayı alınmadan yapılmaz. Hipnoz yapacak olan uzmana kişinin yüzde yüz güvenmesi gerekir. Bilinç kontrolünün sağlanması için kişi doktoruna teslim olmalıdır. Hipnoz ile cinsel terapi için, cinsel sorun yaşayan kişi problemi kabullenmelidir. Zira aklında soru işaretleri varsa ve kendini cinsel anlamda yeterli görüyorsa kişinin tedaviye cevap vermesi çok zordur. 

Çok sık şikâyet edilen cinsel fonksiyon bozukluğundan biri olan vajinismusu ele alalım. Vajinismus kolay tabirle cinsel ilişkiye girememe ya da ilişiye girerken rahatsız edici bir ağrıyla karşılaşma durumudur. Kadınlar bu sorunun bir süre sonra geçeceğine odaklansa da tedavi edilmeden başa çıkılması oldukça zordur. Tedavisi ertelenen vajinismus hastalığının hipnoz ile ortadan tamamen kalktığı gözlemlenmiştir. Yalnızca vajinismus değil orgazm olamama ya da cinsel uyarılma bozukluğu gibi temeli psikolojik olan cinsel sorunların da hipnoz işe çözüme kavuştuğu görülmüştür. 

Hipnoz İle Çözümlenebilen Cinsel Bozukluklar Şu Şekildedir: 

  • Vajinismus
  • Geç Boşalma
  • Erken Boşalma 
  • Cinsel Kimlik Çatışması 
  • Ağrılı Cinsel İlişki 
  • Boşalamama
  • İktidarsızlık 
  • Cinsel Tiksinti Bozukluğu 
  • Cinsel İsteksizlik 

HİPNOTERAPİ İçİn güncel fİyatlar

T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı resmi hastanelerin ve kliniklerinin internet sitelerinde hipnoterapi fiyatlarıyla alakalı rakam belirtmeleri yasaktır ve bu kurala uymayan resmi kurum ve kuruluşlara cezai müeyyideler uygulanmaktadır. Ayrıca Uzman Doktor Muhsine Zeynep Yavuz’un hipnoterapi uygulaması ve fiyatlarıyla alakalı net bilgiler verebilmesi için öncelikle hastayı muayene ederek mevcut sağlık durumunu analiz etmesi ve daha sonra da şikayetlerini ve beklentilerini dinledikten sonra akupunktur seanslarına karar vermesi gereklidir.

Muhsine Zeynep Yavuz Kliniği’ni ☏ +90 (212) 234 43 32 ✆ +90(530)1266449 telefon numaralarını kullanarak arayabilir ya da çevirim içi durumlarında canlı destek hattından “hipnoterapi fiyatları ne kadar, hipnoterapi tedavisinde kampanyanız var mıdır, hipnoterapi tedavisi öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler, süreçler nasıl ilerliyor” vb. gibi tüm sorularınızı hasta danışmanlarına ileterek bilgi alabilirsiniz.

Ayrıntılı bİlgİ İÇİn BİZE ULAŞIN